
Ali Kaya
Gaziantep Adliyesi, Mehmet Türkmen davası nedeniyle çok sayıda sendika, hukukçu, siyasi temsilci ve işçinin katıldığı geniş bir dayanışma buluşmasına sahne oldu. Türkiye’nin farklı kentlerinden ve Avrupa’dan gelen katılımcılar, duruşma öncesinde adliye önünde açıklama yaparak Türkmen’e destek verdi.
“Bu dava yalnızca bir kişiye açılmış değil”
Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp, yaptığı açıklamada davanın hukuki değil siyasi olduğunu savundu.
Kılıçalp, Türkmen’in işçilerin ücret, çalışma koşulları ve iş cinayetleri konusundaki mücadelesi nedeniyle hedef alındığını belirterek, “Bu düzen işçiyi değil sermayeyi koruyor” ifadelerini kullandı.
İş cinayetleri tartışması büyüdü
Açıklamalarda Türkiye’deki iş güvenliği sorunları da gündeme getirildi. Sendika temsilcileri, iş cinayetlerinin bireysel değil yapısal bir sorun olduğunu savunarak mevcut denetim mekanizmalarını eleştirdi.Savunma tarafı ise, son yıllarda binlerce işçinin hayatını kaybettiğini belirterek iş kazalarının “sistematik bir tabloya” dönüştüğünü ifade etti.
30 kişilik salon tepkisi
Duruşmanın 30 kişilik küçük bir salonda görülmesi, adliye önünde tepkilere neden oldu. Katılımcılar, avukatların dahi salona alınmamasını eleştirerek adil yargılanma hakkına vurgu yaptı.Kısa süreli gerginlik yaşanırken, kalabalık “şeffaf yargılama” çağrısı yaptı.
Aileden duygusal çağrı: “Oğlumu almadan gitmem”
Mehmet Türkmen’in annesi Ayşe Türkmen, adliye önünde yaptığı açıklamada oğlunun suçsuz olduğunu savundu.
“Ben oğlumu almadan gitmem” sözleriyle dikkat çeken anne Türkmen, serbest bırakılmasını istedi.
İş kazası mağduru işçilerden destek
İş kazasında elini kaybeden Mustafa Alkurt ise Türkmen’in kendisine destek olduğunu belirterek tahliye çağrısında bulundu.
Alkurt, Türkmen’in işçilerin sorunlarını kamuoyuna taşıyan önemli bir isim olduğunu ifade etti.
Geniş katılım dikkat çekti
Duruşmaya ve açıklamalara çok sayıda sendika, siyasi parti temsilcisi ve uluslararası işçi örgütü katıldı. Katılımcılar, sendikal faaliyetlerin suç haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.



