
Ali Kaya
Londra’nın çok kültürlü yapısı içinde, toplumsal birikimi sanatla harmanlayan ve şehirde kültür-sanat alanında kelimenin tam anlamıyla “eşsiz” bir yere sahip olan Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER), geleneksel festivali kapsamında dün yine hafızalardan silinmeyecek bir güne imza attı. Gün boyu süren etkinlikler, hem görsel sanatların hem de müziğin birleştirici gücünü gözler önüne serdi.
Büyük müzik şölesi öncesinde, festivalin en anlamlı ve renkli bölümlerinden biri olan DAY-MER Gökkuşağı Resim Sergisi kapılarını açtı. Değerli öğretmen Belgin Özkurşun’un eğitmenliğinde ve liderliğinde uzun süredir büyük bir emek, sabır ve özveriyle hazırlanan resim grubu, ürettikleri muhteşem eserleri sanatseverlerin beğenisine sundu. Ziyaretçilerden tam not alan sergi; tuallere yansıyan hikayeler, canlı renkler ve toplumsal motiflerle izleyenlere adeta görsel bir ziyafet sundu. Katılımcılar, Belgin Özkurşun ve öğrencilerinin el emeği göz nuru çalışmalarını hayranlıkla inceledi.

Görsel şölenin ardından, North London Community House’da festivalin büyük ses getiren Müzik Dinletisi bölümüne geçildi.
Dikkat çeken bu özel dinleti, farklı coğrafyaların melodilerini aynı çatı altında buluşturdu. Ukraynalı yetenekli müzisyen Eka, ülkesinin geleneksel çalgısı Bandura ile yaptığı performansla salonda adeta kültürel bir köprü kurdu.

Ardından Sara Fotros ve Zanyar Hesami’nin eşlik ettiği Zagros Daf Group ile ev sahibi Day-Mer Daf Group, erbane ve def ritimleriyle salondaki coşku ve enerjiyi doruğa çıkardı. Gecede duygu dolu anlar yaşatan Bam Şiir Dinletisi’nin hemen ardından sahne alan Anna Ayyıldız, büyüleyici Whirling Dance (Semazen Gösterisi) performansı ile izleyicilere hem görsel hem de ruhsal bir deneyim yaşattı.

Gecenin final bölümünde ise sahne alan Evrim Erdoğan ile konuk müzisyenler Onur Çabuk ve Özgür Saygılı, sergiledikleri kolektif performansla kulakların pasını sildi. Etkinlik, tüm sanatçıların hep birlikte sahneye davet edilmesi ve salondaki coşkulu alkışlar eşliğinde son buldu.

Londra gibi devasa bir metropolde, göçmen toplumun bağlarını sanatla güçlendiren, amatör ruhu profesyonel bir vizyonla harmanlayan DAY-MER; dün gerçekleştirdiği bu çok yönlü programla kültür ve sanat alanında Londra’da neden eşsiz ve alternatifsiz olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Sanatseverler, hem görsel hem de işitsel bir doyuma ulaştıkları bu özel gün için DAY-MER emekçilerine teşekkürlerini iletti.



