DünyaDAY-MER 37. Kültür ve Sanat Festivali’nde “Yaşayan Mezopotamya” Söyleşisi Yoğun İlgi Gördü

DAY-MER 37. Kültür ve Sanat Festivali’nde “Yaşayan Mezopotamya” Söyleşisi Yoğun İlgi Gördü

ALI KAYA

DAY-MER 37. Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen “Yaşayan Mezopotamya: Tarih, Kültür ve Politika” başlıklı söyleşi, North London Community House’ta çok sayıda katılımcının iştirakiyle gerçekleştirildi. Etkinlikte Mezopotamya’nın tarihsel mirası, toplumsal yapısı, kültürel sürekliliği ve günümüze uzanan etkileri çok yönlü biçimde ele alındı.

Programın sunuculuğunu Çınar Altun üstlenirken, açılış konuşmasını Selvi Özdemir yaptı. Özdemir konuşmasında DAY-MER Kültür ve Sanat Festivali’nin 37 yıldır farklı toplulukları bir araya getiren önemli bir kültürel dayanışma platformu olduğunu belirtti. Festivalin yalnızca sanat etkinliklerinden ibaret olmadığını ifade eden Özdemir, kültür, dayanışma ve birlikte yaşam kültürünün güçlendirilmesini amaçladığını vurguladı.

Özdemir ayrıca dünyada yaşanan savaşlar, eşitsizlikler ve toplumsal sorunlara dikkat çekerek, bu tür dönemlerde kültür ve sanatın birleştirici rolüne işaret etti. Festivalin farklı kültürel, düşünsel ve toplumsal etkinliklerle sürdüğünü ve toplumun farklı kesimlerini bir araya getirmeyi hedeflediğini ifade etti.

Söyleşide yazar ve araştırmacı Aydın Çubukçu ile konuşmacı Ahmet Güven yer aldı. Katılımcılar, Mezopotamya uygarlıklarının tarihsel gelişimini, kültürel yapısını ve modern dünyaya bıraktığı mirası detaylı biçimde ele aldı.

Aydın Çubukçu konuşmasında uygarlığın temelini kentlerin oluşturduğunu belirterek, kentlerin büyümesiyle birlikte yazı, hukuk ve devlet gibi kurumların ortaya çıkmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti. Çubukçu, yazının ilk olarak ticaret ve kayıt ihtiyacından doğduğunu, hukukun ise toplumsal düzeni sağlama ihtiyacının bir sonucu olarak geliştiğini söyledi. Bu sürecin en erken ve belirgin örneklerinin Mezopotamya’daki Sümer kentlerinde görüldüğünü vurguladı.


Söyleşide ayrıca Mezopotamya’nın ekonomik ve kültürel yapısına ilişkin başlıklar da gündeme geldi. Tapınak ekonomisi, ticaret ağları ve erken dönem toplumsal örgütlenme biçimleri tartışılırken, bölgedeki inanç sistemlerinin ve halk kültürünün günümüze uzanan etkileri de değerlendirildi. Cinler, şeytanlar, büyücülük, falcılık ve nazar inancı gibi halk inançlarının tarihsel kökenleri ile Tammuz Bayramı gibi ritüellerin kültürel sürekliliği üzerine görüşler paylaşıldı.

Konuşmacılar, Mezopotamya’nın yalnızca tarihsel bir uygarlık alanı olmadığını, aynı zamanda günümüz kültürleri ve toplumsal yapıları üzerinde etkisi süren canlı bir miras olduğunu ifade etti. Katılımcıların sorularıyla interaktif şekilde ilerleyen etkinlik, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.

North London Community House’ta gerçekleştirilen söyleşi, festival programının dikkat çeken etkinliklerinden biri olarak öne çıkarken, festivalin önümüzdeki günlerde de çeşitli kültürel ve düşünsel etkinliklerle devam edeceği bildirildi.

 

- Advertisment -spot_img
- Advertisment -spot_img
- Advertisment -spot_img

KÖŞE YAZILAR

6 Yaşındaki Dünya’dan Büyük Başarı: Bir Yılda 400 Kitap Okudu

Ali Kaya

İngiltere’de genel grevin 100. yılında 1 Mayıs

DİĞER HABERLER

Diğer haberler