Ana Sayfa Blog Sayfa 50

Basın Mührü Gitsin!

Kim mi? Kim olduğunu adınız gibi biliyorsunuz? Bu başlığı görse, mutlaka o da kendisini bilir, ama gelin biraz tarif edelim.

Hileli seçimler ve referandumla gasp ettiği mühre güvenerek, sultan sandığı şahsının konforu için “devlet itibardan tasarruf etmez” deyip saraylar yaptıran zat. Milyonları arkasına almakla övünmesine rağmen kalabalık bir koruma ordusu ve yüzlerce araçlık konvoyu olmadan halkın arasına karışamayan kişi. Her şeyi bildiğini ve her konuya hakim olduğunu iddia etmesine rağmen, soruları önceden ellerine verilen, gazetecilerin karşısına dahi promptersiz çıkamayan adam. Sel felaketine uğramış halkın başına çay atmayı marifet sayan şu ne yaptığının farkında olmayan zat. Bir açılışta kurdeleyi kendisinden önce kesen çocuğun kafasına vurmaktan kendisini alamayan bedbaht.

Başka mı?

Hani deveye boynun eğri demişler, o da “Nerem doğru ki?” demiş, o hesap. Düzgün yaptığı şey olmayan ülkeyi 20 yıl aşkın bir süredir yönetmekte olan, kurtulmaktan başka çaremiz olmayan adamın diğer ettiklerini de sayalım öyleyse:

• Anayaysa dahil hiçbir kanun tanımamakla öğünen adam.

• Hak ihlallerini sistematik hale getiren zorba.

• Kendisini ve yönetimini eleştiren herkese tazminat davası açan demokrasi karşıtı paragöz.

• Sosyal medya paylaşımları nedeniyle yurt dışında yaşayanları fişleyip ülkelerinden uzak tutan adam.

• Tanımadığı yasaların kendisine bahşettiği kudrete rağmen, diz çöktüremediklerini keyfi olarak yıllarca zindanlarda tutan kişi.

• Diploması şaibeli zat.

• Günlerce çaresiz kendi başlarına terk ettiği depremzedelerin “Kızılay nerede?” çığlıkları karşısında önlem almak yerine, gerçekleri dile getirenlere “be namussuz, be ahlaksız, be adi” hitap edecek kadar ahlak yoksunu adam.

• İktidara yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklara karşıyım diye gelen, yolsuzluklarıyla ünlü yasakçı.

• Belediye başkanlığı öncesi altı delik ayakkabısıyla şimdi dünyanın en zenginlerinden olan kişi.

• “Ben ekonomistim: Faiz sebep enflasyon sonuç” diyerek TL’yi yerde süründüren ahmak.

• Halktan toplanan vergileri ve tüm kamu kaynaklarını beşli çete türü yakınları üzerinden dolambaçlı yollarla kasasına aktaran yiyici.

• Ülkeyi milyarlarca dolar borçlandırıp yüklerini gelecek kuşakların sırtına yıkan dolandırıcı.

• Geçmediği köprüyle uçmadığı havaalanının faturasını halka ödeten üçkağıtçı.

• Kişisel çıkarları söz konusu olduğunda damadını bile tanımayan vefasız.

• Kişisel ve dar çevresinin çıkarları için en karanlık güçlerle birleşmekten çekinmeyen gerici.

• “Yerli-milli” lafı eden emperyalizm işbirlikçisi.

• Halka ve muhalefet karşısında aslan, Trump’la Putin’in karşısında kedi olan güç düşkünü.

• Dün kardeşim değine yarın zalim demekten kaçınmayan oportünist.

• Darbeci diyerek cumhurbaşkanlığını kabul etmediği Mısır lideri Sisi ile kucaklaşan fırıldak.

• “Katil Prens” manşeti attırdığı Suudi veliahdı Bin Selman ile el sıkışan utanmaz.

• Türkiye’yi uluslararası mafyanın üssü yapan yasa-dışılığı ilke edinmiş kara paracı.

• Ülkeyi 6 yaşındaki çocuklara tecavüzden kaçınmayan tarikatlarla yöneten din istismarcısı.

• Çocuklarla gençleri, yüzlercesinin hayatını karartan tarikat yurtlarına mecbur bırakan dinci.

• Yirmi grevi yasaklayan, sendikalaştıkları için işten atılanların sesini duymayan işçi düşmanı.

• Yıl başına yüzlerce kadın cinayetine rağmen, İstanbul Sözleşmesi’ni bitiren kadın düşmanı.

• Tüm yetkileri elinde toplayarak kamu kurumlarını felç ederek, depremzedelerin enkazdan çıkarılması için bile kendisinden izin alınmasını dayatan otokrat.

• Suriyeli mültecileri Avrupa’yla pazarlık için kullanan para düşkünü.

• İktidarını sürdürebilmek için savaş ilanından kaçınmayacağını kanıtlamış barış düşmanı.

• Tek adam yönetimini faşist bir diktatörlüğe dönüştürmeye çalışan bir faşist.

Bu beladan kurtulmak için önümüzde tarihi bir fırsat var ve bu kez beyimiz ve ortakları güç kaybetti, kaybediyor. Basın Mührü, Gitsin!

 

Türkiye’nin yeni büyükelçisinden krala güven mektubu

Türkiye’nin yeni Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Kral III. Charles’e güven mektubunu sundu. Buckingham Sarayı’ndaki kabulde Büyükelçi Ertaş’a, Sefire Sevcan Ertaş da eşlik etti. Büyükelçi Osman Koray Ertaş, 6 Ekim 2022 Büyükelçiler kararnamesiyle Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği’ne atanmıştı. Ertaş 14 Mart’ta İngiltere’ye gelerek görevine başladı.

İngiltere ve İskoçya’dan TikTok yasağı

İngiltere ve İskoçya parlamentosuna ait tüm elektronik cihazlarda TikTok uygulaması yasaklanıyor.

Parlamentodan yapılan açıklamada, hükümetin 16 Mart’ta tüm kamu çalışanlarının kullandığı elektronik cihazlarda TikTok kullanımını yasakladığı hatırlatıldı. Açıklamada, siber güvenliğin parlamentonun önceliklerinden olduğu vurgulanarak, “Hükümetin, TikTok’un kamu cihazlarında kullanımını yasaklama kararı ardından hem Avam Kamarası hem de Lordlar Kamarası komisyonları, TikTok’u tüm parlamento cihazlarından ve parlamento ağlarından engelleme kararı aldı” denildi.

Daha önce de AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu, güvenlik endişeleri nedeniyle çalışanlarına TikTok yasağı getirirken, ABD’de Beyaz Saray, Savunma Bakanlığı, İç Güvenlik Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı dahil birçok devlet kurumu, Kongre’de Aralık 2022’de yapılan oylamayı beklemeden, TikTok’u yasaklamıştı.

Alabora’nın yönettiği filme ödül

Oyuncu Memet Ali Alabora’nın yönettiği “Galler bir Sığınak Ülkesidir” isimli film, Yardım Filmleri Ödülleri (CFA) kapsamında ödül aldı. Britanya’daki mülteciler ve hükümetin yeni sınır yasası hakkında konuşan Alabora, “Ben bir mülteciyim. Siz de mülteci olabilirsiniz” dedi.

Gezi Davası’nda dosyası ayrılan ve kırmızı bültenle aranan Alabora, Galler Mülteci Konseyi’nin “Galler bir Sığınak Ülkesidir” isimli filmini yönetti. Britanya hükümetinin, “Vatandaşlık ve Sınırlar Yasası” planına karşı çekilen kısa film, uluslararası bir ödül olan Yardım Film Ödülleri’nde büyük ödülün sahibi oldu. Galler’de yaşayan sanatçı şunları söyledi:

Ben bir mülteciyim. Siz de mülteci olabilirsiniz. Ve çok yakında dünyanın herhangi bir yerinde sadece iklim krizi ya da bir deprem sebebiyle sizler de mülteci olabilirsiniz. Mülteciler hakkında konuştuğumuzda soyut birer figürlermiş ya da istatistiklermiş gibi konuşuyoruz. Onlar ‘mülteci’ değil. Onlar insan. Ayrı ayrı bireyler. Bu sınır yasası sizin için yemekler yapan ya da birlikte kart oynadığınız ya da sizin için şiirler yazan arkadaşlarınızın bir anda ortadan kaybolabilmesi anlamına geliyor ve biz bunu istemiyoruz. Aslen Türkiye’denim. Deprem yaşandığında ilk hafta boyunca herkes dünyanın en iyi insanıydı. Kriz zamanlarında her şeyi unuturuz. Kimliklerimizi, ülkelerimizi, nereden geldiğimizi unutur ve sadece birbirimize yardım ederiz. Bizi insan yapan budur.

Ortadox Yahudilerden Netanyahu’nun İngiltere ziyaretine protesto

Londra’da İsrail karşıtı bir grup Yahudi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 24 Mart günkü resmi ziyareti öncesinde bir protesto eylemi düzenledi. Dışişleri Bakanlığı önünde toplanan protestocular, Başbakan Rishi Sunak’ın, resmi ziyaret kapsamında Londra’ya gelenİsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmeyi reddetmesi çağrısında bulundu.

Na’amod” adlı grubun düzenlediği eylemde, “Netanyahu’ya hayır, işgale hayır”, “Demokrasi ve işgal aynı anda var olamaz”, “Hepimiz özgür olana kadar hiçbirimiz özgür değiliz” yazılı pankartlar taşındı ve İsrail karşıtı sloganlar atıldı. “Na’amod”, Netanyahu ve İsrail rejiminin Filistin’de büyük insan hakları ihlalleri gerçekleştirdiğini, işgal ve apartheid rejiminin adaletsiz olduğunu ve İngiliz hükümetinin Netanyahu’yu destekleyerek suça ortaklık ettiğini savunuyor.

Gıda bankalarından yararlanan sayısı 2,1 milyona çıktı

Artan hayat pahalılığı nedeniyle yaklaşık 2,1 milyon kişinin gıda bankalarından yararlanmak zorunda kaldığı açıklandı.

İngiltere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ülkenin farkı bölgelerindeki gıda bankalarındantopladığı verileri yayımladı. Bakanlık verilerine göre, ülkede 2021 Nisan sonu ile 2022 Mart’ıarasında ailelerin yüzde 3’üne denk düşen yaklaşık 2,1 milyon kişi gıda bankalarından beslenmek zorunda kaldı. Gıda bankalarından alınan verilere göre, toplumun yüzde 1’lik kısmını oluşturan yaklaşık 600 bin kişi son 30 gün içerisinde gıda bankalarından en az bir kez yararlandı.

Yardım kuruluşu Trussell Trust ise, geçen yılın Nisan-Aralık döneminde gıda bankalarından beslenmek zorunda kalanların sayısının yüzde 52 artarak 1,3 milyona ulaştığına dikkat çekmişti.

Royal Academy of Music’te depremzedeler için konser

Kahramanmaraş depremzedelerinin yaralarını sarmak için Kraliyet Müzik Akademisi’nde genç virtüözlerin sahne aldığı bir konser düzenledi. İngiltere’nin prestijli konser salonlarından RoyalAcademy of Music – Duke’s Hall’de 27 Mart akşamı gerçekleşen konserde ilk kez çok sayıda genç virtüöz buluştu.

Konserin repertuarında Adnan Saygun ve Fazıl Say gibi bestecilerin de eserleri yer aldı. Konserde ayrıca deprem için özel olarak bestelenen eserlerle birlikte, caz armonisiyle düzenlenen anonim türküler de yorumlandı. Londralı müzikseverlerin yakından tanıdığı kemancı Ezo Sarıcı’nın “Gaziantep Yolunda” ve “Yemen Türküsü” yaylı çalgılar ve caz topluluğu düzenlemesi ilk defa müzikseverlerle buluştu. Konserde Ezo Sarıcı, Caz Solistleri Immy Churchil ve Besteci Cem Güven ile deprem için özel beste yapan Emre Şener büyük alkış aldı.

Kimliği olmayanlar oy kullanamayacak

Başlığa bakıp Türkiye seçimlerini kast ettiğimizi düşünenler yanılıyor. Evet, Türkiye seçimleri için kimliksiz oy kullanmak zaten mümkün değil, ama Britanya’da oy kullanmak için şimdiye kadar kimlik zorunluluğu yoktu. Muhafazakârlar oy kullanabilmek için kimlik zorunluluğu getirerek, demokrasiye bir darbe daha vurmuş oldu. Kimlik taşımanın zorunlu olamadığı Britanya’da, seçmenlerin yaklaşık yüzde 4’üne tekabül eden iki milyon kişi resmi bir kimlik kartına sahip değil.

Oy kullanma oranın oldukça düşük olduğu Birleşik Krallık’ta hükümetin getirdiği kimlik zorunluluğu ile bu oran daha da düşecek. Hükümet, kimlik zorunluluğu için seçim hilelerini ve hakkı olmayanların oy kullanmasını engellemeyi gerekçe olarak sunsa da, asıl niyeti kendisine oy vermeyecek olan kesimlerin sandığa gitmesini engellemek. Şimdiye kadar bir kimliğe ihtiyaç duymayanlar, ağırlıklı olarak yurt dışı seyahatine çıkacak kadar durumu iyi olmayan yoksullar, engelliler, bakıma muhtaç olanlar, öğrenciler, yani muhafazakarların kemer sıkma politikalarının hedefinde olan kesimler. Zaten muhafazakarların yaptığı araştırma da resmi bir kimlikten yoksun olanların yukarıda belirttiğimiz kategoridekiler olduğunu gösteriyor. Kimlik zorunluluğuna gerekçe yapılan seçim hilelerine dair mevcut veriler de hükümetin niyetini ele veriyor. Yaklaşık 47 milyon seçmenin olduğu Britanya’da son yapılan genel seçimlerde hile yapıldığına dair polis tarafından açılan toplam soruşturma sayısı 164. Bu soruşturmalardan ise tek bir kişi ceza aldı. Alınan cezanın gerekçesi ise hileli oy kullanma değil, başkalarının oy kullanmasını engellemek için seçmen sandığının gasp edilmesiydi.

Seçimlerde kimlik zorunluluğu ilk olarak Birleşik Krallık’ın bir parçası olan Kuzey İrlanda’da uygulanmaya başlandı. Uygulama ilk başlatıldığında seçmenlerin yüzde 2.3’ünün oy kullanma hakkı resmi bir kimliği olmadığı için gasp edildi. Sadece grev ve örgütlenme hakkı değil, işçi ve emekçilerin şimdiye kadar kazanmış olduğu tüm demokratik haklarını da saldırılarının hedefine koyan Muhafazakar Hükümet, kendi geleceğini güvence altına almak için her fırsatı değerlendiriyor. Örgütlenme, grev, protesto, gösteri, iltica, haber alma gibi sayısız hakkı engellemek ve suç kapsamına almak için yasalar çıkartan Muhafazakarlar, işçi ve emekçilerin sesini kısmak ve mücadelesini engellemek için en temel haklardan biri olan seçme hakkını da gasp etmenin çabası içinde.

Oy kullanmak için geçerli olan kimlikler

Şimdiye kadar oy kullanmak için seçmen pusulanız ile kayıtlı olduğunuz seçmen sandığına gidip adınızı beyan etmeniz yeterli idi. Ama 4 Mayıs 2023 sonrasında yapılacak olan yerel ve ara seçimlerle Ekim 2023 itibari ile de tüm seçimlerde oy kullanabilmek için seçmen pusulanızla birlikte yanınızda bir kimlikte taşımak zorundasınız. Birleşik Krallık’ta yapılan seçimleri düzenleyen Seçim Komisyonu, oy kullanmak için geçerli sayılan kimliklerin listesini yayınladı. Bu listede yer alan kimlikler; Birleşik Krallık ve ya İngiliz Milletler Topluluğu’na üye ülkeler tarafından düzenlenmiş pasaport, Birleşik Krallık ve Avrupa Ekonomik Topluluğuna üye ülkelerinin düzenlediği ehliyet, engellilere park kolaylığı sağlayan Blue Badge, yaşlı ve engellilere indirimli seyahat olanağı sağlayan fotoğraflı pasolar, Biyometrik kimlik kartları ve bir Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkesi tarafından verilen kimlik kartı. Yukarıda sayılan kimliklerden herhangi birine sahip olmayanlar, kimliklerini ispatlamak için Seçmen Kimliği (Voter ID) olarak kullanılacak olan sertifikaya başvuru yapabilirler. Seçmen kimliği için İnternet (GOV.UK) ve posta yolu ile başvuru yapmak mümkün. Başvuru için öncelikle seçmen kaydınızı yaptırmış olmanız şart. Seçmen kaydınızı yaptırdıktan sonra seçmen kaydınızın olduğu adres, bir fotoğraf ve Sosyal Sigorta (National Insurance) numaranızla seçmen kimliği için başvuru yapabilirsiniz.

 

İngiltere’de demiryolu ve sağlık grevlerinde kazanım

Hükümetin yüzde 2’lik zam dayatması karşısında greve giden demiryolcular yüzde 9,2-14,4 aralığında zam aldı. %1 zam teklif edilen sağlıkçılar ise hükümetin yüzde 13-14’lük son teklifini kabul etti.

Birleşik Krallık’ta geçen yıl Haziran’da başlayan ve yaklaşık 9 aydır onlarca kez greve çıkan demiryolu işçileri grevlerini sonlandırdı. İşçilerin üye olduğu RMT sendikası tarafından yapılan açıklamaya göre, taleplerin istenilen düzeyde karşılanmadığı, ancak ilk tekliften çok daha iyi koşullarda grevin sona erdirildiği vurgulandı.

Daha önce demiryolu patronları ücretlere sadece yüzde 2 oranında zam yapacaklarını açıklamış ve geçen yıl 21 Haziran’da grev başlamıştı. Patronlar son olarak yüzde 5 teklif etmiş, fakat sendika bunu kabul etmemişti. Sendikanın talebi en az enflasyon düzeyinde ücret artışıydı. Enflasyon ise, en son 10,8 olarak açıklanmıştı.

“İSTEDİĞİMİZ DÜZEYDE DEĞİL, ANCAK KAZANIM SAĞLADIK”

RMT Genel Sekreteri Mick Lynch, yaptığı açıklamada yüzde 9,2 ile yüzde 14,4 arasında değişen oranlarda zamlar aldıklarını, emeklilik ve iş koşullarına yönelik olarak da iyileştirmelerin olacağını söyleyerek, “İstediğimiz düzeyde değil, en azından tüm işçiler enflasyon düzeyinde zam almalıydı. Ama kazanımlarımız oldu. Grev yapmadan bu kazanımlar olmazdı. Yüzde 2’den yukarı çıkmıyordu patron. Fakat üyelerimizin kararlı tutumu sonucu şimdilik idare edecek bir zam aldık. Koşullara bağlı olarak, şimdilik iptal ettiğimiz grevler, önümüzdeki dönemler tekrar hayata geçirilebilir” dedi.

Yapılan ücret zammı Ocak 2022’den itibaren geçerli olacak ve işçiler geçmişe dönük maaş zammını alacaklar. Yapılan anlaşma, 2023 yılı sonuna kadar geçerli olacak.

Birçok grev sonucu işçiler daha fazla zam alırken, işverenin her yaptığı teklif işçilerin oyuna sunuluyor. RMT de 41 bin üyesini ilgilendiren bu teklifi üyelerine sundu. Yüzde 89’luk katılımın sağlandığı oylamada, işçilerin yüzde 76’sı teklifin kabulü yönünde oy kullandı. Sendika teklifin kabul edilmemesi tavsiyesinde bulunmuş olmasına rağmen, işçiler grevi sonlandırma yönünde oy kullandı.

SAĞLIKÇILAR DA SON TEKLİFİ KABUL ETTİ

Sağlık işkolunda yaklaşık 300 bin hemşire ve 20 bin ebe de yapılan son teklifi kabul ettiklerini açıkladı. Karar üzerine planlanan grevler iptal edildi.

Hükümet sağlıkçılara sadece yüzde 1 oranında zam teklif etmiş, bir dizi görüşme sonrasında bu oran yüzde 3’e çıkarılmıştı. Geçtiğimiz hafta yüzde 5 teklif eden hükümete tepki gösteren sağlıkçılar, görüşmeleri devam ettirdi ve bu kez 2022-2023 yıllarını kapsayan ve toplamda yüzde 13 ile 14 arasında değişen oranlarda zam teklifi aldı.

Geçtiğimiz yıl için yüzde 7,5 ve Nisan ayından itibaren yüzde 6,5 oranında zam teklifini üyelerine sunan hemşirelerin üye olduğu sendika RCN ile ebelerin üye olduğu RCM, bu teklifin kabul edilmesi yönünde telkinde bulundu. RCN üyelerinin yüzde 53,4’ü ile RCM üyelerinin yüzde 69’u yapılan teklifi kabul etti ve grev sona erdirildi.

HÜKÜMET “PARA KONUŞMAYIZ” DEMİŞTİ, VERMEK ZORUNDA KALDI

Hükümet, başta sağlıkçılar olmak üzere, kamu alanında çalışan işçilere daha fazla zam yapamayacağını ve fazla zam yapması durumunda başka hizmetleden kesmek zorunda kalacağını ileri sürmüştü. İşçilere verecek parası olmadığını iddia eden hükümet, bir çırpıda denizaltı nükleer silahlerın yenilenmesi için 5 milyar sterlin ayırmakta ise sıkıntı yaşamamıştı. İşçilerden kesip silaha yatırım yapan hükümete tepki gösteren işçiler ve sendikaları hak ettikleri zammı almak için aylarca mücadele etmek zorunda kaldı.

 

Tavla Köyü Sosyal Dayanışma Derneği Başkanları ile Röportaj

Kenan Yıldırım (Tavla): “Gençlere ağırlık veriyoruz”

Tavla Köyü Sosyal Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Kenan Yıldırım’a sorduk:

Sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Kenan Yıldırım. İki dönem Tavla Köyü Derneği’nin başkanlığını yaptım.

– Tavla Köyü’ne dair biraz bilgi verebilir misiniz?

Biz geçmişte Elbistan Malap’tan gelmişiz. Tavla, 1917 ve 23 sonrasında Malap’tan Sarız’a gelerek, boş bir araziye yerleşenlerin kurduğu bir köy topluluğudur.

– İngiltere’ye göç süreci nasıl başladı?

İngiltere’ye yerleşimiz 1985’lerden sonra oldu. 1993-95 arasında çoğunluğumuz Londra’da yaşadık. 1996 yılından sonra ise, Güney İngiltere’de bir sahil kenti olan Bournemouth’a göç başladı. Üyelerimizin yaklaşık yüzde 30 ila 40’ının yerleşimi Bournemouth’ta.

– Tavla Köyü Derneği’ni kurma hangi ihtiyaçtan kaynaklandı?

Her yöresel derneğin bir kuruluş sebebi olduğu gibi, bizim de kuruluş sebeplerimiz var. Öncelikli sebep, bir arada olabilmek. Gençlerimizi bir arada tutabilmek. Yaşlılarımıza oturup muhabbet edebilecekleri bir ortam sağlamak gibi nedenlerle herkesi bir çatı altında toplamaya karar verdik.

– Burada gençlere yönelik ve dernek bünyesinde ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?

Biz dernek olarak şöyle bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Gençlere ağırlık veriyoruz. Yaptığımız bütün değerlendirme, analiz ve fizibilite raporları, bize yaş ortalamamızın şu an 40 -45 arasında olduğunu gösteriyor. Diğer derneklere göre gençlere daha az hitap ettiğimizi düşünüyoruz. Faaliyetlerimizi ise tüm üyelerimizi kapsayacak şekilde kadın, gençlik ve yaşlılara hitap edecek biçimde planlıyoruz. Yani bütün yaş gruplarını gözeten çalışmalar yapıyoruz.

– Bugünkü birlikteliğinizin sebebi kahvaltı. Kahvaltılarınızı düzenli olarak mı yapıyorsunuz?

Evet aylık düzenli bir kahvaltımız var. Üye bilgilendirme toplantılarımız var. Faaliyet raporlarımızı paylaştığımız toplantılar ve her Çarşamba da kadınların buluştuğu toplantılar yapılıyor. Derneğimiz, Perşembe hariç diğer 6 gün bütün üyelerimize açık. Derneğimizi sabah ondan akşam dörde beşe kadar açık tutuyoruz.

Şehriban Aygun: “Depremzedelere maddi destek gönderdik”

Tavla Köyü Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Şehriban Aygun’la konuştuk.

– Kadın üyelerinizin görüşlerini almak isteriz. Kadınlar olarak dernek bünyesinde nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

Dernek çalışmalarına zaman ayırabilen 5- 6 kadın arkadaş olarak iyi işler yaptığımızı düşünüyoruz. Düzenli aktiviteler düzenliyoruz. Aktivitelerimizi özellikle çocuklar için düzenliyoruz. 10’uncu aydan sonra Dernek binasının üst tarafını kullanmaya başladık ve bütün özel tarihlerde çocuklar için partiler düzenledik. Bir sonraki partimiz Easter (Paskalya) döneminde olacak. Çocuklar kadar anneleri de düşünüyoruz. Geziler düzenliyoruz. Kadınlar için İngilizce kursu açabilmenin hazırlığı içindeyiz. Haftaya spor derslerimiz başlıyor. Her çarşamba Kadın Dayanışma günü var. Kadınlar dayanışma günü için bir araya geliyorlar. Beraber sohbet ediyor, kahvaltı yapıyor ve birbirimizin sorunlarıyla ilgileniyoruz. Haftaya çocuklar için folklor derslerimiz başlıyor. Bir ekip kurup derneğimizi çocuklarımız ve gençlerimiz için cazip hale getirmeye çalışıyoruz. Bu tür çalışmalar içerisindeyiz. Elimizden geldiğince bir şeyler yaparak, faydalı olmaya çalışıyoruz.

– Dernek binasını sizler satın almışsınız. Bunu nasıl başardınız?

Elbette üyelerimizin sayesinde. Sağ olsun Tavlalı üyelerimiz duyarlı. Bazıları tabii katılmadı. Herkesin yüzde 100 katılmasını beklemiyoruz zaten. Çok sağ olsun duyarlı olanlar hisse satın alarak binanın ortağı oldu ve destek verdi. Hisse başı 1.500 sterlin ödediler. Kimi 5, kimi 3 hisse aldı. Bir kişi zaten maksimum 3 hisse alabiliyor şu an. Hisse alan herkes binanın ortağı. Binayı şirket adına aldık. Binanın alt katını tamir ettiriyoruz. Elbette bu tamirin masrafı da yine üyelerimiz tarafından karşılanıyor. Her bir üye için belirlediğimiz bir rakam var. Sağ olsunlar, çoğu aile bu rakamı temin etti bize. İnşaata devam ediyor ve umuyoruz ki, tamirat bir ay sonra bitmiş olur.

– Yürüttüğünüz deprem çalışmasından bahseder misiniz?

Bu tür çalışmaları yürütmek de yine insanların birliğine ve üyelere bağlı. Birlik ve beraberlik olmazsa hiçbir şey başaramayız. Bir kahvaltı düzenledik. Kahvaltının masrafını yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Üyelerimiz hem kahvaltı yaptı, hem de bağışta bulundular. Yaklaşık 16 bin sterlin toplamış olduk. Bu paranın da hepsini ben kendi elimle Türkiye’de gerekli yerlere ulaştırdım. Tek tek söylemek gerekirse, Kayseri Cemevine verdik. Onların, Abbas Tan’ın yönlendirmesiyle Hatay’da hiç yardımın gitmediği iki Ermeni köyüne yardım ettik. Ben özellikle yardımların oraya gönderilmesini rica ettim. Yardımlarımızın bir kısmı oraya gönderildi. Bugün de ayrıca sanatçı Suavi’ye yardım gönderdik. Onlar, Dostlar Platformu diye bir platform kurmuşlar. Gezici mutfak kurdular ve yine depremzedelere yardımda bulunuyorlar. Mersin’de, enkazdan çıkarılan kimsesiz çocukların toplandığı spor salonuna da maddi destek gönderdik. Çocuklarla ilgilendiler. 120.000 TL konteynır yaptırmak için gönderdik. Ayrıca Adıyaman’a gönderdik. Yani elimizden gelen yardımı bu şekilde değerlendirdik.

– Gazetemiz aracılığı ile üyelerinize bir çağrınız var mı?

Üyelerimizin vermiş olduğu desteği takdirle ve saygıyla karşılıyorum. Yanımızda olan olmayan herkesin başımızın üstünde yeri var. İnanın herkesin bir gün buraya ihtiyacı olacak. Gençlerimizi topluyoruz burada. Gençlerini buraya getirebilir, yönlendirebilir, çocuklarını getirebilirler. Yine desteklerini bekliyoruz.