Ana Sayfa Blog Sayfa 66

İngiltere’den Ukrayna’ya 50 milyon sterlin’lik hava desteği

Başbakan Rishi Sunak, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmenin ardından Ukrayna’nın hava savunma kabiliyetlerini güçlendirmek için 50 milyon sterlinlik yardım yapılacağını duyurdu.

Başbakanlık Ofisi 10 Numara’dan yapılan açıklamada, Kiev’e ilk ziyaretini gerçekleştiren Başbakan Rishi Sunak’ın, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’le görüştüğü ve ülkesinin Ukraynalıların yanında olmaya devam edeceği sözünü verdiği belirtildi.

Enerji faturaları bu kış donduracak!

Gelecek yılın ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere enerji faturalarında hane halkı başına üst limitin 3 bin 549 sterlinden 4 bin 279 sterline yükseltildiği belirtildi. Hane halkının enerji faturalarının toplamında uygulanabilecek yıllık üst limit gelecek yılın ocak ayından itibaren 4 bin 279 sterline yükseltilirken, İngiliz hükümetinin enerji şirketlerine yapacağı katkı ile bu üst limitin hane başına 2 bin 500 sterlin seviyesinde tutulacağı bildirildi.

Enerji denetim kuruluşu OFGEM’den yapılan açıklamada, ülkede gelecek yılın ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere enerji faturalarında hane halkı başına üst limitin 3 bin 549 sterlinden 4 bin 279 sterline yükseltildiği belirtildi.

2024’ten itibaren İngiltere’ye uçuşlarda el bagajında sıvı taşınabilecek

0

İngiltere, uçakla seyahatlerde el bagajında 100 mililitreden fazla sıvı taşıma yasağını iki yıl içinde kaldırmayı planlıyor. Yeni hizmete girecek tarama cihazları sayesinde dizüstü bilgisayarlar ve tabletlerin de bagajdan çıkarılması uygulamasına son verilecek.

Yerel basına yansıyan haberlerde bu kural değişikliğinin hayata geçebilmesi için ülkenin büyük havaalanlarına 2024 sonu itibarıyla, ileri teknolojiye sahip CT güvenlik tarama sistemlerinin yerleştirilmesi talimatı verildi. Haberlerde ilgili bakanlıkların son değerlendirmeleri gözden geçirdiği ve resmi açıklamanın Noel tatilinden önce yapılmasının beklendiği aktarıldı.

CT güvenlik tarama sistemleri, hastanelerde kullanılan ileri bilgisayarlı tomografilerle aynı prensipte çalışıyor. Heathrow ve Gatwick havaalanlarında test edilen cihaz bagajları üç boyutlu tarıyor ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme içindeki eşyaların her açıdan incelenmesine imkan veriyor. Eski makineler iki boyutlu görüntü üretiyor.

İngiltere’ye göç edenlerin sayısında rekor

Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, geçen yıl İngiltere’ye, ülkeden ayrılanlardan 504 bin daha fazla kişi geldi ve 2015’te kaydedilen 390 bin rekoru kırıldı. Haziran 2021-Haziran 2022 döneminde İngiltere’ye gelen toplam kişi sayısının 1,1 milyon olduğu açıklandı.

ONS Uluslararası Göç Merkezi Direktörü Jay Lindop, söz konusu artışın, Afganistan, Hong Kong ve Ukrayna’dan gelen ve ülkede yaşama hakkı verilen çok sayıda mülteciden kaynaklandığını söyledi. Lindop, salgın sırasında uzaktan eğitim gören uluslararası öğrencilerin İngiltere’ye gelişlerindeki artış ve insanların ailevi nedenlerle göç etmesi gibi nedenlerin de artışa katkıda bulunduğunu bildirdi.

İş gücü açığını yalnızca göçmenlerle çözebiliriz”

İngiliz Sanayi Konfederasyonu Direktörü Danker, ülkenin içerisinde bulunduğu iş gücü açığının göç politikası yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti.

Birmingham’da düzenlenen İngiliz Sanayi Konfederasyonu (Confederation of BritishIndustry-CBI) yıllık genel toplantısında konuşan Tom Danker, İngiliz politikacılardan ülkenin göç politikaları konusunda daha pratik çözümler üretmeleri çağrısında bulundu.

İş gücü açığı konusunda dürüst olma çağrısında bulunan Danker, “Ne ihtiyacımız olan çalışanlar var, ne de verimliğimiz. Mevcut pozisyonlarda çalışmak isteyen İngiliz yok. Aranan vasıflar ve iş gücü arasında uyumsuzluk var. Otomasyon sistemlerinin işlerin büyük bir kısmını yapabileceğini düşünmek ise gerçekçi değil” dedi.

Maliye Bakanı Jeremy Hunt ise ülke ekonomisi için göçün son derece önemli olduğunu belirtmesine rağmen, yıllık göçmen sayısının azaltılmasını hedeflediklerini söylemişti.

“Bu bütçeyle NHS hastane ve ambulans bekleme süresi azalmaz”

Hükümet, NHS için belirlenen birçok hedeften vazgeçmeyi planlıyor ve bunun, yerel hastane liderlerinin kendi önceliklerine odaklanmasının önünü açacağı belirtiliyor.

The Times’ın haberine göre, Sağlık Bakanı Steve Barclay, yerel sağlık otoritelerinin NHS’teki yeniliklerde büyük rol oynadığını düşünüyor ve hedeflere yönelik baskıları azaltarak onlara zaman yaratmak istiyor. Geçen haftaki Sonbahar Bütçesi’nde de Maliye Bakanı Jeremy Hunt, NHS hizmetlerinin performansını pandemi öncesi seviyelere döndürebilmek için NHS’e ekstra para kaynağı sunulacağını açıklamıştı. Açıklamalara göre, gelecek iki mali yılın her birinde, NHS bütçesine 3,3 milyar sterlin eklenecek. Buna rağmen, Sonbahar Bütçesi’nde belirlenen planlar, acil servislerdeki bekleme süresi hedeflerini tutturmanın yıllar sürebileceğini de gösteriyor.

The Times gazetesinin haberine göre bu, hastaların ambulans ve acil servisler için uzun süre beklemesi durumunun uzun yıllar devam etmesi anlamına gelebilir. Kalp krizi ve felç gibi ciddi hastalıklarda, ambulans bekleme sürelerine yönelik 18 dakika hedefini tutturmanın çok zor olduğunun kabul edildiği belirtiliyor.

Bu tür hastalıklardaki mevcut ambulans bekleme süresinin bir saat olduğu ve NHS’ten bu sürenin Mart 2024’e kadar yarım saate indirilmesi isteniyor. Bu hedefler, 2015 yılından beridir tutturulamıyor. The Times’a göre, hükümet kaynakları, bu hedefin bir sonraki seçime kadar tutturulması ihtimalinin oldukça düşük olduğunu kabul ediyor.

Başbakan Sunak’tan “cek” ve “cak” vaatler

Başbakan Rishi Sunak, insanların geçimini sağlamak için kazanmaları gereken minimum saat başı geliri gösteren “National Living Wage” ücretlerinde önemli miktarda bir artış yapa”cak”larını söyledi.

Başbakanın zaman belirtmediği “cek” ve cak”la biten vaatleri şöyle:

“Sekiz milyon hane halkına da 1100 sterline kadar çıkabilecek hayat pahalılığı ödemeleri yapılacak. Yardım ödemeleri kapsamında ayrıca, Universal Credit gibi bütçe hesaplı sosyal yardımlar alan kişilere 650 sterlinlik hayat pahalılığı ödemeleri, engelli yardımı alan kişilere 150 sterlinlik ödemeler ve emeklilere de 300 sterlinlik ödemeler gerçekleştirilecek.

The Times gazetesi tarafından yayınlanan habere göre, “National Living Wage” ücretlerindeki artış, ülke genelinde 2,5 milyon kişinin kazandığı maaşın artmasını sağlayacak.

“National Living Wage” ücreti şu anda saat başına 9.50 sterlin olarak ödeniyor ve bu miktarın saat başına 10,40 sterlin civarında bir seviyeye çıkarılacağı belirtiliyor. “National LivingWage” genellikle normal asgari ücretten (minimum wage) daha yüksek oluyor.

Asgari ücret, bir işçinin saat başına alabileceği en düşük ücret olarak belirleniyor ve yasal olarak bağlayıcılığı bulunuyor. Herhangi bir işçiye asgari ücretin altında maaş vermek, yasalara aykırı. “National Living Wage” ise insanların yoksulluk içinde yaşamamak için alması gereken saat başı ücreti belirliyor ve yasal olarak bağlayıcılığı bulunmuyor.

Erdoğan’dan Esad’la görüşme açıklaması

Endonezya’daki G-20 Zirvesi sonrasında Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tayyip Erdoğan, bir süredir dillerde olan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la görüşüp görüşmeyeceği ve Türkiye’nin Suriye ile Mısır’la ilişkileri hakkındaki bir soruyu şöyle yanıtladı:Siyasette ebedi olarak dargınlık, kırgınlık, küslük olmaz. Vakti, zamanı geldiği anda oturur, değerlendirir, ona göre de bir yenilemeyi yapabilirsiniz. Türkiye olarak bu konularda sıkıntılı olduğumuz ülkelerle ilişkileri yeniden ele alabiliriz. Hele hele Haziran seçiminden sonra bir sil baştan yapabiliriz. Ve buna göre de yolumuza inşallah o şekilde devam edebiliriz.

Bilindiği gibi Erdoğan ilk adımı atarak, Katar’daki futbol turnuvası açılışında, “ölürüm de görüşmem” dediği Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile tokalaşarak gazetecilere poz vermişti. Sıkışınca yapmayacağı şey yok. Bunun adı “ilkeli dış politika” oluyor! İçeride ve dışarıda keyfiyet diz boyu!

Türkiye Irak ve Suriye’de Kürtleri bombaladı

S. Soylu 13 Kasım’da İstanbul İstiklal Caddesi’nde 6 kişinin öldüğü bombalamadan PKK/PYD/YPG’yisorumlu tutarak işaret fişeğini yakmıştı. PKK ve YPG’nin bombayla ilişkileri olmadığını açıklamaları yeterli olmadı. Suriye ve Irak’ta yayılma peşinde olan, genel seçimlerin eşiğindeki Erdoğan hükümeti, 20 Kasım’da son ayların en yoğun hava bombardımanını gerçekleştirdi. Pençe-Kılıç” adı verilen, Suriye ve zaten aralıklarla bombalanan Irak’ın kuzeyini hedef alan hava saldırıları çok sayıda ölüme neden oldu.

Savunma Bakanı H. Akar, “471 hedef ateş altına alındı, 254 terörist etkisiz hâle getirildiaçıklamasını yaparken, Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, hava saldırılarında 16’sı Suriye askeri 37 kişinin öldüğünü bildirdi. Kürtler ise, saldırılarda 11 sivilin de öldüğünü söyledi. SDG hava saldırılarında, IŞİD şüphelilerinin ailelerinin de tutulduğu, çoğu çocuk 50 binden fazla kişinin yaşadığı El-Hol Kampı’nın da bombalandığını, 7 güvenlik yetkilisinin öldüğünü açıkladı. SDG Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye’nin bölgede kara harekâtı düzenlemesinin, IŞİD’in yeniden güçlenmesine yol açacağını savundu. 

Erdoğan “sadece başlangıçsaydığı bombalamanın ardından bir kara harekatının gündemde olduğunu söyledi. Gerekçe, olarak “terör” ve Karkamış’a düşen roketler ileri sürülüyor ve hava harekatı için “oluru” alınan Rusya’nın kara saldırısı için de “yeşil ışığı” bekleniyor.

Bir kara saldırısı kolay görünmüyor. Rusya’nın yanı sıra SDG ile birlikte çalışan ve Suriye’de yaklaşık 900 askeri bulunan ABD’nin de kara harekatına onay vermesi şart. Oysa hem Rusya hem ABD Türkiye’ye itidal tavsiye ediyor.

CIA ve Rus İstihbarat Başkanları Ankara’da görüştü

Bali’deki G20 Zirvesinden bir gün önce ABD Merkezi Haber Alman Örgütü CIA Başkanı William Burns ile Rusya Dış İstihbarat Servisi SVR Başkanı Sergey Narişkin Ankara’da bir araya gelip görüştü.

Açıklama Beyaz Saray’dan yapıldı ve CIA Başkanı’nın, Putin’in “blöf yapmadığını” söyleyerek belirttiği Rusya’nın nükleer güç kullanması durumunda doğabilecek sonuçları aktarmak üzere SVR başkanıyla görüştüğü belirtildi.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da, ABD ile Rusya arasında görüşme olduğunu doğruladı, amaayrıntı vermedi. Ancak ABD’nin Ukrayna çatışması nedeniyle Rusya’nın eline geçen Amerikalı tutuklular konusunu da gündeme getirdiği sanılıyor.

Savaş hali sürse de emperyalistler arasında görüşmeler olabildiği görülüyor. Bu, muhtemelen Ukrayna Savaşı sonrasında ABD-Rusya arasındaki ilk görüşme değil, ancak bilinen yüz yüze ilk üst düzey görüşme olabilir. Zaten ABD, Ukraynayla ilgili olarak Rusya ile gizli görüşmeler yapıldığını önceden açıklamış, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı J. Sullivan, Washington ile Moskova arasındaki iletişim kanallarının savaşa rağmen açık olmaya devam ettiğini söylemişti.