HaberlerLondra’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Dayanışma Etkinliği

Londra’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Dayanışma Etkinliği

Ali Kaya Londra

aalikaayaa.ky@gmail.com

Londra’da faaliyet gösteren Day-Mer Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü dayanışma ve mücadele temasıyla gerçekleştirdiği etkinlikle kutladı. Etkinlik, kadınların emeğini, haklarını ve mücadele tarihini görünür kılarken, göçmen kadınların karşılaştığı zorluklara dikkat çekti.

Etkinlik, eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinde hayatını kaybeden kadınlar için yapılan saygı duruşu ile başladı. Açılışta, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü olmadığı; kadınların görünmeyen emeğini, direncini ve örgütlü mücadelesini hatırlamak için bir fırsat olduğu vurgulandı.

Program kapsamında Gökkuşağı Resim Grubunun sergisi tanıtıldı. Uzun yıllardır Day-Mer bünyesinde faaliyet gösteren grup, bu yılki sergisini kısa süre önce hayatını kaybeden sanatçı Nermin Gündüz’ün eserlerine ayırdı. Ardından Kürecikliler Kadın Korosu, göç, mücadele ve dayanışma hikâyelerini türkülerle sahneye taşıdı.

Day-Mer Çocuk Halk Dansları Ekibi, Eray Logo yönetiminde sahne alarak halk dansları gösterisi sundu. Çocukların performansı izleyicilerden büyük alkış aldı.

Programda emeği ve kadın mücadelesini şiirlerinde işleyen şair Sennur Sezer’in yaşamını anlatan bir video gösterimi de izleyicilerle paylaşıldı.

Etkinlikte ayrıca Hackney Stand Up To Racism adına konuşan aktivist Jane Basset, ırkçılığa ve ayrımcı politikalara karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Basset, İngiltere’de göçmenlere yönelik saldırıların arttığını ve özellikle göçmen kadınların hem ırkçılık hem de cinsiyet temelli şiddetle karşı karşıya kaldığını söyledi. Kadına yönelik şiddetin yalnızca göçmenlerin sorunu olmadığını, toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiğini ifade etti. Faşizme ve ayrımcılığa karşı mücadelenin ancak örgütlü dayanışmayla mümkün olacağını belirten Basset, kadınların bu mücadeledeki rolüne dikkat çekti.

Yerel seçimlerde bağımsız aday olan Meryem Kuşçu ve Meryem Ülger sahneye çıkarak konuşmalar yaptı.

Meryem Ülger, konuşmasında 8 Mart’ın kadınların eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Dünyada süren savaşlar, ekonomik kriz ve yoksulluk gibi sorunların en ağır bedelini kadınların ödediğini vurgulayan Ülger, Londra’daki göçmen kadınların dil engelleri, güvencesiz çalışma koşulları ve artan yaşam maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Ülger, kadın emeğinin hem iş hayatında hem de evde görünmeyen bir yük olduğunu söyleyerek, kadın emeğinin sistemin vazgeçilmez temeli olduğunu vurguladı. Kadınların eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma, kreş hakkı ve insanca yaşam talepleri dile getirildi.

Konuşmada kadına yönelik şiddetin toplumsal ve sistematik bir sorun olduğu, Türkiye ve İngiltere’de kadınların şiddet, taciz ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığı belirtildi. “Yaşam hakkımız pazarlık konusu değildir” mesajı verildi.

Ayrıca savaşların ve militarist politikaların kadınlar ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekildi. Ülger, “Silah değil kreş, savaş bütçesi değil sosyal hak istiyoruz” dedi.

Ekonomik kriz dönemlerinde ırkçılık ve göçmen karşıtlığının körüklendiği belirtilerek, göçmen kadınların hem sömürüye hem de ayrımcılığa maruz kaldığı ifade edildi. Kadınların milliyet, dil ve kimlik farklılıklarına rağmen ortak sorunlara sahip olduğu vurgulanarak dayanışma çağrısı yapıldı.

Konuşmada Day-Mer Kadın Komisyonu da kadınların birlikte hareket ederek toplumsal değişimi mümkün kıldığına dikkat çekti. “Day-Merli kadınlar dayanışmayı büyütür ve güçlendirir” mesajı verildi.

Etkinliğin devamında Yunan müzik grubu Antama, geleneksel ezgileri çağdaş müzikle buluşturarak sahne aldı. İzleyicilere kültürler arası dayanışma ve müzik dolu anlar yaşattı.

Programın ilerleyen bölümünde Logo Dance School öğrencileri halk dansları gösterisi sundu, ardından Sara Fortos yönetimindeki Bendir Grubu sahneye çıkarak ritim performansı sergiledi. Kadınların sesi ve dayanışmasını sahneye taşıyan performanslar izleyicilerden büyük alkış aldı.

Konuşmalar, müzik ve dansların yer aldığı etkinlikte, kadınların mücadelesi ve dayanışmasının sınır tanımadığı mesajı verildi.

Etkinlikte öne çıkan mesajlar:

  • Kadınlar birlikte örgütlendiğinde toplumsal değişim mümkün olur.
  • Kadına yönelik şiddet, ekonomik eşitsizlik ve ırkçılık sistematik sorunlardır.
  • Savaş ve militarizm kadınların hayatını derinden etkiler; sosyal haklar ve dayanışma öncelikli olmalıdır.
  • Göçmen kadınlarla dayanışma büyütülmeli, birlikte mücadele edilmelidir.

Etkinlik, kadınların örgütlü mücadelesi ve dayanışmasını güçlendirme çağrısıyla sona erdi.

Yaşasın 8 Mart!

Yaşasın emekçi ve işçi kadınların birliği!

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

 

- Advertisment -spot_img
- Advertisment -spot_img
- Advertisment -spot_img

KÖŞE YAZILAR

Trump’ın Başkanlığı bir Kabus mu?

Aydın Çubukçu

Ortadoğu’nun Çıkmazı

DİĞER HABERLER

Diğer haberler