Türkiye Halklarıyla Dayanışma Kampanyası (SPOT), Demokratik Güç Birliği – Britanya (DGB ) ve Britanya Alevi Federasyonu’nun çağrısıyla, 19 Şubat’ta Londra Türkiye Büyükelçiliği önünde bir protesto gösterisi düzenlendi. Çok sayıda sendikacının yanı sıra birçok kurum temsilcisi de eyleme katılarak, başta tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen olmak üzere hukuksuz bir şekilde gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep etti.
Gösteride SPOT, İngiltere’deki tüm demokratik kurumlar ve sendikalar olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini, haksız yere tutuklanan ve gözaltına alınan kişiler serbest bırakılana kadar eylem ve kamuoyu çalışmasını sürdüreceklerini açıkladı.
Elçilik SPOT’un mektubunu almadı
SPOT Başkanı ve Ulusal Eğitim Sendikası (NEU) Genel Yönetim Kurulu üyesi Louise Regan, SPOT adına kaleme alınan ve özellikle son dönemlerde artan baskı ve gözaltıların kaygı verici duruma geldiğini belirten iki mektubu elçilik yetkililerine vermek istedi.
Regan, elçilik kapısında bir süre polis tarafından bekletildikten sonra, elçilik yetkililerinin mektubu almak istemedikleri kendisine bildirildi. Eylemdeki onlarca kişiye konuşan Regan, bu tutuma şu sözlerle tepki gösterdi:
“NEU, Türkiye halkıyla dayanışma içinde olma ve SPOT’u destekleme konusunda uzun ve gurur duyduğumuz bir geçmişe sahip ve bunu sürdüreceğiz. Büyükelçiliğe bir mektup yazarak yaşananlarla ilgili endişelerimizi dile getirdik ve bu durumun incelenmesini, tutukluların serbest bırakılmasını ve Türkiye’de demokrasinin sağlanmasını talep ettik. Sendika olarak bu meseleleri gündeme getirmeye devam edeceğiz.”
“Burada sadece BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ile dayanışmamızı göstermek için değil, aynı zamanda tutuklanan diğer herkes için de bulunuyoruz” diye devam eden Regan, “Son birkaç gün içinde yüzlerce kişi antidemokratik bir baskının parçası olarak gözaltına alındı. Biliyoruz ki bu yeni bir şey değil, uzun süredir devam eden bir süreç” ifadelerini kullandı.
“Türkmen sendikacıdır, onun yeri işçilerin yanıdır”
Gösteriye katılan ve ülkede 6 milyona yakın işçiyi temsil eden TUC Uluslararası Sekreteri Stephen Russell de bir konuşma yaparak “İşçilerin haklarını savunan bağımsız sendikacıların, sömürücü kesimlere karşı verdikleri mücadele önemlidir. Bir kez daha buradan ilan ediyoruz: Mehmet Türkmen ve sendikasının yanındayız ve dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz” dedi.
Çok sayıda sendikacının katıldığı gösteride Türkmen’in derhal serbest bırakılması istenirken, “Mehmet Türkmen sendikacılık yapıyor. Onun yeri cezaevi değil üyelerinin ve işçilerin yanıdır” denildi.
Ülkenin 1,5 milyon üyesiyle en büyük sendikası olan UNISON Uluslararası Sekreteri Mark Beacon da konuşmasında, Genel Sekreter Christina McAnea’ın Mehmet Türkmen’in serbest bırakılmasını talep eden mektubunu getirdiğini ve elçilik yetkililerine vermek istediğini, fakat mektubu kabul etmedikleri için daha sonra posta yoluyla elçiliğe ulaştıracaklarını belirtti.
Beacon, “UNISON, Mehmet Türkmen ve ücret artışı ile daha iyi çalışma koşulları talep eden BİRTEK-SEN üyelerinin yanındadır ve bu dayanışmadan bir adım geri atmayacaktır. Mehmet Türkmen’in yeri, adaletli bir ücret için mücadele eden işçilerin yanıdır. Sendikacılık yapmak bir suç değildir” dedi.
“Haksız yere gözaltına alınan herkes serbest bırakılmalıdır”
Gösteriye katılarak destek veren Sosyalist İşçi Gazetesi Editörü Charlie Kimber da “İngiltere Sendikalar Kongresinin (TUC) tutuklananların serbest bırakılmasını talep eden bir açıklama yayımlaması sevindirici bir gelişme. Bugün burada bulunan sendikacıları görmek de umut verici. Mehmet Türkmen’in ve Türkiye’deki yoldaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Sadece onlar değil, haksız yere gözaltına alınan herkes serbest bırakılmalıdır” dedi.
Ulusal İşyeri Temsilciler Ağı Başkanı Rob Williams ise “Sendikaların burada olması ve Türkiye’de olup bitenlere dair konuşması hayati önem taşıyor. Yaşananlar Türkiye’de işçi hareketine, sendikal harekete, adalet, demokratik haklar ve ulusal özgürlük için mücadele eden herkese yönelik bir baskıdır” dedi.
İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has ise Türkiyeli halkların Londra’da da olsa Türkiye’deki faşizmin baskısından uzak durmadığına dikkat çekti. Has, Tayyip Erdoğan ve koalisyon ortağı MHP’nin Türkiye halklarının geçmişini kararttığına, geleceğinin de karartılmaması için, Aleviler ve Kürtler başta olmak üzere ezilen ve ötekileştirilen herkesin direnmekten ve birlikte mücadele etmekten başka çaresi olmadığına vurgu yaptı.
Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı Büyükelçilik önündeki protestoda, DGB’nin, ‘‘Türkiye’de muhalif güçlere yönelik baskıları kınıyoruz’’ başlıklı açıklaması da Feyzullah Cinpolat tarafından okundu. Açıklamada, farklı partilerden siyasetçilere, gazetecilere ve sanatçılara yönelik gerçekleşen gözaltıların, bir süredir Türkiye’de tek adam rejimine karşı olan muhalif kesimlere yönelik sürdürülen baskı ve sindirme politikasının parçası olduğu ifade edildi. Gözaltına alınan, tutuklanan bütün siyasetçilerin ve aydınların derhal serbest bırakılmasının da talep edildiği açıklamada, tek adam rejimine ekonomik, siyasi ve askeri desteğini artırarak sürdüren Birleşik Krallık Hükümeti’ne izlediği politikadan derhal vazgeçme çağrısı da yapıldı.



